Puanların küçük bir ödüle yetecek seviyeye geldi. Ekranda iki seçenek var: Şimdi küçük bir hediye çeki almak ya da biraz daha biriktirip daha büyük bir ödüle ulaşmak.
Birkaç hafta önce kararın netti: "Büyük ödüle kadar dokunmayacağım." Ama şimdi küçük ödül uzak bir ihtimal değil, bir dokunuş uzaklığında. Ve parmağın "şimdi al" düğmesinin üzerinde.
Bu yazı, puanların nasıl biriktirildiğini değil, tam bu anı anlatıyor: Önceden verdiğin bir kararın, ödül erişilebilir hale geldiğinde neden değişebildiğini ve bu kararı nasıl daha bilinçli verebileceğini.
Şimdi, sonradan daha değerli görünüyor
Bir ödülü hemen almakla bir süre sonra almak arasında seçim yaptığımızda, bekleme süresi birçok insana bir bedel gibi geliyor. Davranış ekonomisinde bu eğilime "şimdiki zaman yanlılığı" deniyor: Hemen elde edilebilecek olana, ileride gelecek olandan daha fazla ağırlık verme eğilimi.
Bunu, gelecekle ilgili belirsizlikten ayırmak gerekiyor. Bazen beklemekten kaçınırız çünkü gelecekteki ödülün koşulları gerçekten belirsizdir; bu durumda temkinli olmak makul bir hesap. Şimdiki zaman yanlılığı ise başka bir şey: Gelecekteki ödül net ve güvenilir olsa bile, hemen alınabilecek olan daha somut ve daha çekici hissedilebiliyor.
Diyelim ki büyük ödüle iki hafta kaldı ve o ödülün iki hafta sonra da orada olacağını biliyorsun. Belirsizlik neredeyse yok. Yine de küçük ödülü şimdi almak cazip geliyorsa, seni yönlendiren şey büyük ihtimalle belirsizlik değil, şimdinin çekiciliği.
Bu iki etken gerçek hayatta iç içe geçebilse de, kararını sorgularken hangisinin seni yönlendirdiğini fark etmek işe yarıyor.
Bir elma bugün mü, iki elma yarın mı?
Davranış ekonomisinin öncülerinden Richard Thaler, 1981'de yayımladığı bir makalede bu eğilimi basit bir örnekle anlatıyor. Bazı insanlar bugün bir elmayı, yarın iki elmaya tercih edebiliyor. Ama aynı insanlar, bir yıl sonra bir elma ile bir yıl ve bir gün sonra iki elma arasında seçim yaparken iki elmayı seçebiliyor.
Oysa iki soruda da fark tam olarak bir gün. Bugünün yanında büyük görünen bir günlük bekleme, uzak bir gelecekte daha az önemli algılanabiliyor. Yani sabrımız sabit değil; ödülün ne kadar yakında olduğuna göre değişebiliyor. Ekonomide bu duruma, tercihlerin zaman içinde tutarlı kalmaması anlamında "zaman tutarsızlığı" da deniyor.
Kararın neden son anda değiştiği
Elma örneği, açılıştaki ikilemi de açıklıyor. Birkaç hafta önce büyük ödül için beklemeye karar verdiğinde, iki ödül de geleceğe aitti. Uzaktan bakınca birkaç haftalık fark önemsiz görünüyordu ve sabırlı seçeneği seçmek kolaydı.
Küçük ödül erişilebilir hale geldiğinde ise tablo değişiyor. Artık seçim "gelecekte küçük" ile "gelecekte büyük" arasında değil, "şimdi küçük" ile "sonra büyük" arasında. Bir taraf bugüne geçtiği anda, aynı bekleme süresi daha uzun ve daha zahmetli görünmeye başlayabiliyor.
Yani fikrini değiştirmen, önceki kararının yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Değişen şey, ödüllere baktığın mesafe. Bunu fark etmek, iki kararından hangisinin sana daha çok ait olduğunu düşünmeyi kolaylaştırıyor.
Bu yüzden aynı kişi, aynı ödüller karşısında hafta başında bir şey, ödül erişilebilir olduğu gün başka bir şey isteyebiliyor. İkisi de gerçek bir istek; biri uzaktan bakan, diğeri yakından bakan halinin isteği. Hangisine göre hareket edeceğine karar vermek ise sana kalıyor.
Hemen almanın da bir mantığı var
Bütün bunlar, büyük ödülün her durumda daha akıllıca olduğu anlamına gelmiyor. Bazı durumlarda hemen almak daha iyi bir karar olabilir.
Gerçek bir ihtiyaç varsa. Şu an işine yarayacak küçük bir ödül, kullanılıp kullanılmayacağı belli olmayan büyük bir ödülden daha değerli olabilir. Kullanılmadan bekleyen bir ödül, ne kadar büyük olursa olsun, sana henüz bir şey kazandırmıyor.
Büyük hedef çok uzaksa. Bazı kişiler için yakın ve küçük ödüller, uzun bir hedefe göre motivasyonu daha iyi destekleyebiliyor. Herkes için geçerli değil ama dikkate alınabilecek bir etken.
Koşullar değişebiliyorsa. Herhangi bir ödül sisteminde sunulan seçenekler zamanla farklılaşabiliyor. Beklemenin avantajını değerlendirirken, bugünkü koşulları da hesaba katmak mantıklı.
Küçük ödülün kendisi keyif veriyorsa. Emeğinin karşılığını şimdi görmek, bir şeyi tamamlamış olmak da kararın bir parçası olabilir.
Kararı önceden vermek
Beklemeyi seçtiysen, onu korumanın en sade yolu kararı karar anından önce vermek. Küçük ödül erişilebilir hale gelmeden "şu ödülü istiyorum ve ona kadar harcamayacağım" diye net bir kural koymak, o anki isteğe göre yeniden pazarlık etmeyi gereksiz kılabiliyor.
Bu kural katı olmak zorunda değil. Koşullar değiştiğinde onu bilinçli olarak gözden geçirmek, o anki isteğe kapılıp bozmakla aynı şey değil. Fark, kuralı ne zaman ve neden değiştirdiğinde.
Hedefi somut bir ödüle bağlamak ve ona ne kadar yaklaştığını görmek de bu kuralı destekleyebilir. GCoin'in nasıl biriktirilip nerede kullanılabildiğini merak ediyorsan, bunu GCoin rehberimizde ayrıntılı anlatmıştık.
Karar anında sorulabilecek sorular
Bu ödülü şu an gerçekten kullanacak mıyım? Hemen kullanacaksan, beklemenin anlamı azalıyor.
Büyük ödül bana gerçekten daha çok şey ifade ediyor mu? Sadece daha büyük olduğu için mi cazip, yoksa gerçekten istiyor musun?
Hedefe ne kadar uzağım? Birkaç haftalık bekleme ile birkaç aylık bekleme aynı karar değil. Süre uzadıkça hem belirsizlik hem de beklemenin zahmeti artabiliyor.
Bu kararı bir ay önce versem ne derdim? O zamanki hedefini hatırlamak, anın cazibesini dengelemeye yardımcı olabilir.
Sabır değil, gerçekten istediğin şey
Ödülü hemen almak ya da biriktirmek, kimin daha sabırlı olduğunu gösteren bir test değil. İki seçenek de duruma göre doğru olabilir.
Mesele beklemek değil; ödülü gerçekten isteyip istemediğini ve beklemenin sana değip değmediğini değerlendirmek.
Ödüller ve alışkanlıklar üzerine görüşünü paylaşmak istersen, Gravis'teki araştırmalara katılarak GCoin kazanabilirsin.



