Küçük Kazançları Neden Küçümsüyoruz? Bir Ek Gelir Ne Zaman Değer?

Bildirim geliyor: Beş dakikalık bir iş, karşılığında 15 lira. İlk tepki genellikle "değmez" oluyor. Ama aynı 15 lirayı markette tasarruf etmek için uğraşıyoruz. Küçük kazançları neden küçümsüyoruz ve bir ek gelir fırsatı ne zaman gerçekten değer?

Gravis•
Küçük Kazançları Neden Küçümsüyoruz? Bir Ek Gelir Ne Zaman Değer?

Telefonuna bir bildirim geliyor: Beş dakikalık bir görev, karşılığında 15 lira. İlk tepkin büyük ihtimalle şu oluyor: "15 lira için mi? Değmez."

 

Aynı gün markette, aynı ürünün 15 lira daha ucuzunu bulmak için iki reyon arasında gidip geliyorsun. Belki beş dakikadan da fazla.

 

İki durum birebir aynı değil. Markette o ürünü zaten alacaksın; daha ucuzunu aramak, yeni bir iş üstlenmek gibi hissettirmiyor. Ama tutar aynı. Biri küçümsenecek kadar az, diğeri uğraşmaya değer görünüyor. Bu fark, aynı tutarı farklı bağlamlarda ne kadar farklı değerlendirebildiğimizi gösteren iyi bir örnek.

 

Küçük tutar neden önemsiz görünüyor?

 

Paranın değerini çoğunlukla tek başına değil, bir şeyle kıyaslayarak hissediyoruz. Maaş, kira, büyük bir alışveriş ya da aklımızdaki bir hedef. Bunların yanında 15 lira gerçekten küçük kalıyor.

 

Bu yüzden bazı durumlarda küçük tutarları daha az önemseyebiliyoruz. Kaybedilse de çok bir şey değişmeyecekmiş, kazanılsa da hayat değişmeyecekmiş gibi hissedilebiliyor. "Bozuk para", "cep harçlığı" gibi ifadeler de bu küçümsemenin gündelik dildeki karşılığı.

 

Bu tavır tamamen yanlış değil. Her küçük tutar için uzun uzun düşünmek yorucu olurdu. Ama aynı kısayol, küçük kazançları da küçük harcamalar kadar kolay gözden çıkarmamıza yol açabiliyor. Küçük bir harcamayı düşünmeden yaptığımız gibi, küçük bir kazancı da düşünmeden geri çevirebiliyoruz.

 

Aynı 15 lira, iki farklı his

 

Amos Tversky ve Daniel Kahneman'ın 1981'de yayımladığı bir çalışma bu durumu iyi anlatıyor. Katılımcılardan bir ceket ve bir hesap makinesi aldıklarını hayal etmeleri isteniyor. Ardından, hesap makinesinin 20 dakika uzaklıktaki şubede 5 dolar daha ucuz olduğu söyleniyor. Hesap makinesi 15 dolar olduğunda katılımcıların yüzde 68'i o şubeye gitmeye razı oluyor. Hesap makinesi 125 dolar olduğunda bu oran yüzde 29'a iniyor.

 

Oysa iki durumda da kazanılacak para da, harcanacak zaman da aynı. Değişen şey, 5 doların neyin yanında durduğu.

 

Kazançta da benzer bir şey oluyor. 15 lira, 30 liralık bir ürünün yanında yarı fiyat demek. Aylık bir gelirin yanında ise neredeyse görünmez. Hangi kıyasla baktığın, aynı tutarı önemli ya da önemsiz gösterebiliyor.

 

Bir de tasarruf ile kazanç arasındaki fark var. Bazı insanlar için bir şeyi daha ucuza almak, aynı tutarı kazanmaktan daha tatmin edici gelebiliyor. Onlar için tasarruf, zaten harcanacak bir paranın "kurtarılması" gibi hissedilebiliyor; küçük bir kazanç ise ayrı bir uğraş gibi görünebiliyor.

 

Küçük tutarlar bir araya gelince

 

Küçük tutarları küçümsemenin bir sebebi de onları tek tek görmemiz. Toplamları ise ancak bir arada bakınca ortaya çıkıyor.

 

Varsayalım ki her hafta düzenli olarak üç kez, her biri 15 lira getiren küçük işler yapabiliyorsun. Bu haftada 45 lira ediyor. Dört haftalık bir ay üzerinden hesaplarsan yaklaşık 180 lira, 52 hafta üzerinden bir yılda 2.340 lira. Tek seferde önemsiz görünen tutar, yılın sonunda küçük bir aboneliği ya da bir faturayı karşılayabilecek bir rakama dönüşüyor.

 

Aynı hesap harcama tarafında da işliyor. Her gün alınan küçük bir içecek tek başına önemsiz görünür ama ay sonunda bütçede hissedilen bir kalem olabilir.

 

Peki ne zaman gerçekten değmez?

 

Küçük kazançları küçümsememek, her fırsata evet demek anlamına gelmiyor. Bazen "değmez" hissi gerçekten haklı.

 

Zamanın karşılığı. Bir işin ne kadar sürdüğünü ve ne kazandırdığını yan yana koymak işe yarıyor. Beş dakikalık bir iş için küçük bir tutar makul olabilir; aynı tutar için bir saat harcamak başka bir hesap. Bu hesabın nasıl yapılacağını, ek gelir işlerinin saatlik hesabını anlattığımız yazıda ayrıntılı ele almıştık.

 

Dikkatin bedeli. Bazı küçük işler kısa sürse de dikkat dağıtabiliyor. Gün içinde sürekli bölünmek, kazanılan tutara değmeyecek kadar zaman ve odak kaybına yol açabiliyor. Küçük işleri belirli bir zamana toplamak bu bedeli azaltabiliyor.

 

Gerçekten ödenip ödenmediği. Küçük tutarlar, güvenilirliği belirsiz yerlerde daha kolay göze alınabiliyor. Oysa ödemenin nasıl ve ne zaman yapılacağını bilmek, tutar küçük olsa da önemli.

 

Keyif payı. Bazı insanlar küçük işleri bir mola, bir alışkanlık ya da merak ettikleri konularda fikir paylaşma fırsatı olarak görüyor. Bu durumda değer yalnızca kazanılan tutardan ibaret olmuyor. Ama işin sıkıcı geldiği yerde, küçük tutar bu sıkıntıyı karşılamayabilir.

 

Küçük kazançlara bakmanın daha iyi bir yolu

 

Önceki bölüm, küçük bir kazancın hangi durumlarda değmeyebileceğini anlatıyordu. Bir fırsatla karşılaştığın anda ise dört kısa soru, ilk "değmez" tepkisinden daha sağlıklı bir karar vermene yardımcı olabilir.

 

Bu tutarı neyle kıyaslıyorum? Aylık gelirle kıyaslandığında her şey küçük kalıyor. Onun yerine, bu tutarın neye denk geldiğini düşünmek daha somut bir ölçü sunuyor: bir kahve, bir ulaşım bileti, aylık bir aboneliğin bir kısmı.

 

Toplamda ne ediyor? Bu iş düzenli yapılabilecek bir şeyse, tek seferlik tutar yerine yukarıdaki gibi basit bir aylık ya da yıllık hesap yap.

 

Aynı tutarı tasarruf etsem nasıl hissederdim? Markette 15 lira için reyonlar arasında gidip geliyorsan, 15 lira kazanmak için benzer bir çabayı neden küçümsediğini sormak, kendi ölçünü görmeni sağlayabilir.

 

Zamanıma ve dikkatime değiyor mu? Son karar burada veriliyor. Cevap bazen evet, bazen hayır olacak. Önemli olan, cevabın tutarın küçüklüğüne değil gerçek bir hesaba dayanması.

 

Küçük olan tutar değil, bakış açısı olabilir

 

Aynı 15 lirayı tasarruf ederken değerli, kazanırken önemsiz bulmak, paranın kendisinden çok onu nasıl çerçevelediğimizle ilgili. Küçük kazançları büyütmek gerekmiyor; ama onları refleksle küçümsemek de gerekmiyor.

 

Doğru soru "bu tutar büyük mü?" değil, "bu tutar, harcadığım zamana ve dikkate karşılık geliyor mu?" olabilir.

 

Ek gelir ve harcama alışkanlıkları üzerine görüşünü paylaşmak istersen, Gravis'teki araştırmalara katılarak GCoin kazanabilirsin.

Sen de Gravis'e Katıl

Anketlere katıl, görüşlerini paylaş, GCoin biriktir ve ödüllerini kazan.