Anketlerde Soruların Sırası Cevaplarını Değiştirir mi?

Bir anket sorusuna verdiğin cevap, ondan önce sorulan soruya göre değişebilir mi? Soru sırası etkisi nedir, araştırmacılar soruları neden belirli bir düzenle sıralıyor ve seçeneklerin sırası neden değişebiliyor?

Gravis•
Anketlerde Soruların Sırası Cevaplarını Değiştirir mi?

Bir anket dolduruyorsun. Önce şu soru geliyor: "Son bir ayda kaç kez dışarıda yemek yedin?" Biraz düşünüyorsun. Hafta sonları, birkaç iş çıkışı, bir de doğum günü. Sandığından fazla.

 

Hemen ardından ikinci soru: "Aylık bütçenden ne kadar memnunsun?"

 

Bu soruya bir dakika önce cevap verseydin, belki 4 derdin. Ama şimdi aklında az önce saydığın restoran hesapları var. Parmağın 3'e kayıyor.

 

Soru aynı, sen aynı kişisin. Değişen, sorunun neyin ardından geldiği. Daha önce bir kelimenin anket sonucunu nasıl değiştirebildiğini anlatmıştık; bu yazıda ise aynı sorunun, öncesinde sorulanlara göre nasıl farklı cevaplanabildiğine bakıyoruz.

 

Bir soru, sonrakinin zeminini hazırlıyor

 

Bir soruya cevap verirken aklımıza gelen her şeyi tartmıyoruz. O an daha kolay hatırlanan bilgiler ağır basabiliyor. Bir önceki soru da bunu etkileyebiliyor.

 

Bu etkinin yönü önceden belli değil. Bazen önceki soru sonraki cevabı kendine benzetiyor: Restoran harcamalarını düşünen biri bütçesine daha eleştirel bakabilir. Bazen de tam tersi oluyor: Aynı kişi, dışarıda yemek yiyebildiğini fark edip bütçesinden daha memnun hissedebilir. Ya da iki soruyu birbirinden ayırmaya çalışırken cevabını bilinçli olarak ters yöne kaydırabilir.

 

Bunların hiçbiri yanlış cevap değil. Önceki soru, gerçekten ilgili bir deneyimi hatırlatmış olabilir. Önemli olan, dürüst verilen bir cevabın da bağlamdan etkilenebileceğini bilmek.

 

Flört sorusu hayat memnuniyetini değiştirir mi?

 

Soru sırası konusunda sık anılan örneklerden biri, Fritz Strack, Leonard Martin ve Norbert Schwarz'ın 1988'de European Journal of Social Psychology'de yayımladığı çalışma. Üniversite öğrencilerine hem genel olarak hayatlarından ne kadar memnun oldukları hem de ne sıklıkla flört ettikleri soruldu, ancak farklı gruplarda farklı sırayla.

 

Makalede aktarılan sonuca göre, genel memnuniyet önce sorulduğunda iki cevap arasında anlamlı bir ilişki görülmedi. Flört sorusu önce sorulduğunda ise ikisi arasında güçlü bir ilişki ortaya çıktı. Araştırmacılar bunu, flörtü düşünmenin o anda hayat memnuniyeti değerlendirmesini etkilemesiyle açıkladı.

 

Ancak bu çarpıcı sonucun her durumda tekrarlanmadığı da görüldü. Aynı ekibin evlilik memnuniyeti ile genel memnuniyeti inceleyen 1991 tarihli benzer bir çalışması, 2018'de pek çok ülkede binlerce katılımcıyla yürütülen Many Labs 2 projesinde tekrarlandı ve orijinal etki görülmedi. Uli Schimmack ve Shigehiro Oishi'nin 2005'te yayımladığı bir meta-analiz de, başka araştırmacıların bu tür sorularda genellikle çok daha zayıf etkiler bulduğunu gösterdi.

 

Bu, soru sırasının önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Belirli bir klasik deneyin tekrarlanıp tekrarlanmaması ile anketlerde soru sırası etkilerinin genel olarak var olması iki ayrı konu. Gösterdiği şey daha çok şu: Bir deneyin sonucu, her soruya ve her katılımcı grubuna aynı güçte genellenemez.

 

Genelden özele mi, özelden genele mi?

 

Bu yüzden anket tasarlayanlar soruların akışını bilinçli olarak kuruyor. Bunun yolu bazen soruları belirli bir düzene koymak, bazen de uygun soruların sırasını katılımcılar arasında bilerek karıştırmak.

 

Yardımsız sorular, yardımlı sorulardan önce. Marka araştırmalarında önce "Aklına gelen markalar hangileri?" gibi hiçbir isim vermeyen bir soru soruluyor, ardından markaların listelendiği sorulara geçiliyor. Burada ölçülen, markanın tanınıp tanınmadığı değil, kendiliğinden akla gelip gelmediği. Liste önce gösterilseydi, bunu ölçmek artık mümkün olmazdı.

 

Genel sorular, çoğu durumda önce. Genel bir izlenim ölçülmek isteniyorsa, bu soru genellikle ayrıntılı sorulardan önce geliyor; böylece sonradan hatırlatılan ayrıntılardan daha az etkilenebiliyor. Ama bazı araştırmalarda önce belirli deneyimlerin hatırlatılması bilinçli olarak istenebiliyor. Belirleyici olan, araştırmanın neyi ölçmek istediği.

 

Kolay ve hassas sorular. Başlangıçta anlaşılır sorular kullanmak, katılımcının anketin akışını kavramasına yardımcı olabiliyor. Gelir gibi hassas konuların yeri ise katılımcının rahatlığı ve anketin amacı gözetilerek belirleniyor. Yaş ya da yaşanılan şehir gibi bazı demografik sorular, araştırmanın hedef kitlesini belirlemek için en başta da sorulabiliyor.

 

Sırayı karıştırmak. Birbirinden bağımsız soru gruplarında sıra, katılımcıdan katılımcıya değiştirilebiliyor. Ama sorular arasında mantıksal bir bağ, zaman sırası ya da bir önceki cevaba göre yönlendirme varsa, sırayı değiştirmek anketin anlamını bozabilir. Karıştırma da her kişi üzerindeki etkiyi ortadan kaldırmıyor; yalnızca etkinin tüm katılımcılarda aynı yöne yığılmasını önlüyor.

 

Seçeneklerin sırası da önemli

 

Buraya kadar soruların birbirini nasıl etkileyebildiğine baktık. Benzer bir durum, tek bir sorunun seçenekleri arasında da görülebiliyor.

 

Ekranda ya da kâğıtta okunan anketlerde listenin başındaki seçenekler, sesli okunan anketlerde ise son duyulan seçenekler bazı koşullarda avantajlı olabiliyor. Bu etkinin gücü seçeneklerin sayısına, uzunluğuna ve sorunun zorluğuna göre değişiyor.

 

Bu yüzden aynı anketin farklı katılımcılara gösterilen sürümlerinde seçeneklerin sırası değiştirilebiliyor. Ama "çok kötü"den "çok iyi"ye uzanan ölçekler gibi doğal bir sırası olan seçeneklerde, sırayı bozmak kafa karıştırabileceği için düzen korunuyor. "Diğer", "Hiçbiri" ya da "Bilmiyorum" gibi seçenekler de genellikle listenin sonunda sabit tutuluyor.

 

Seçeneklerin ya da soruların sırasının değiştiğini fark edersen, bu bazen bilinçli bir araştırma tercihi olabilir.

 

Katılımcı olarak bunu bilmek ne işe yarar?

 

Soru sırasını anketi tasarlayan belirliyor ve bağlamın etkisini fark etmek her zaman kolay değil. Yine de birkaç alışkanlık, cevaplarını görüşüne daha yakın tutmana yardımcı olabilir.

 

Yeni sorunun neyi kapsadığını düşün. Bütçe memnuniyeti sorusu, restoran harcamalarını da kapsıyor; ama yalnızca onları değil. Önceki sorunun hatırlattığı bilgiyi yok saymak gerekmiyor, sadece sorunun bütününe bakmak yeterli. Anketin "beklenen" cevabını tahmin etmeye çalışmak yerine, sorunun gerçekten ne istediğine göre cevap vermek de bunun bir parçası.

 

Listeyi sonuna kadar oku. Uzun bir seçenek listesinde ilk uygun görünen seçeneği işaretlemek kolay. Ama listenin sonunda düşüncene daha yakın bir seçenek olabilir.

 

Sıra bir ayrıntı değil, sorunun parçası

 

Bir anket sorusu yalnızca kendi kelimelerinden ibaret değil; öncesinde sorulanlar ve seçeneklerin sunuluş biçimi de cevabı etkileyebiliyor. Bu etkiler her ankette aynı şekilde ortaya çıkmıyor ama araştırmacıların sıraya özen göstermesinin sebebi bu.

 

Katılımcı için ise yapılabilecek olan, her yeni sorunun kapsamına dikkat etmek, seçenekleri sonuna kadar okumak ve görüşünü olabildiğince doğru yansıtmak.

 

Anketlerde görüşlerini paylaşmak istersen, Gravis'teki araştırmalara katılarak GCoin kazanabilirsin.

Sen de Gravis'e Katıl

Anketlere katıl, görüşlerini paylaş, GCoin biriktir ve ödüllerini kazan.