Bir marka size ücretsiz ürün gönderdi ve siz de hikâyenizde paylaştınız. Para almadınız, sadece ürün geldi. Bu bir reklam mı?
Yeni düzenlemeye göre evet, ve etiketlenmesi zorunlu.
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Düzenleme, sosyal medya üzerinden yapılan ticari tanıtımları çok daha net kurallara bağlıyor.
Bu yazıda yeni dönemin içerik üreticileri açısından ne anlama geldiğini pratik biçimde ele alıyoruz.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut bir durumda mutlaka bir hukuk uzmanına danışın.
Ne değişti?
Aslında sosyal medya etkileyicilerine yönelik kurallar yeni değil. Ticaret Bakanlığı 2021'de "Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz"u yayımlamıştı ve bu kılavuz uzun süredir alanın temel kaynağı.
Yeni olan şey, bu kuralların artık doğrudan yönetmelik metnine girmesi. Yönetmeliğe eklenen 23/A maddesiyle, sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamların açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir olması zorunlu hale getirildi.
Aradaki fark önemli. Kılavuz yol gösterici bir metindi; yönetmelik ise bağlayıcı bir düzenleme. Denetimin ve yaptırımın zemini güçlendi.
Kimler kapsamda?
Yönetmelik "sosyal medya etkileyicisi" tanımını oldukça geniş tutuyor: Sosyal medya üzerinden, doğrudan ya da dolaylı olarak kendisi veya reklam veren adına bir mal veya hizmetin tanıtımına yönelik içerik paylaşarak pazarlama iletişiminde bulunan kişiler.
Buradaki kritik nokta: Tanımda takipçi sayısı eşiği yok.
Yani "ben influencer değilim, sadece 800 takipçim var" savunması geçerli değil. Belirleyici olan kitlenin büyüklüğü değil, paylaşımın niteliği.
"Menfaat" ne demek? Sandığınızdan geniş
Etiketleme yükümlülüğü yalnızca para alınan işlerde doğmuyor. Düzenleme kapsamında sayılan menfaat türleri şunlar:
Ücret ödemesi
Ücretsiz gönderilen ürün veya hizmet
İndirimli sunulan ürün veya hizmet
Davet (lansman, etkinlik, otel konaklaması, yemek daveti)
Sponsorluk
Benzeri diğer menfaatler
Uygulamada en çok hata yapılan yer burası. Birçok içerik üreticisi "para almadım, hediye geldi" diyerek etiket kullanmıyor. Oysa hediye ürün de menfaat sayılıyor.
Aynı şekilde bir markanın davet ettiği etkinlikten paylaşım yapmak, otelin ağırladığı bir tatili anlatmak ya da restoranın ikram ettiği yemeği paylaşmak da kapsamda.
Ayrım şu: Kendi paranızla aldığınız bir ürünü beğendiğiniz için paylaşıyorsanız bu kişisel paylaşımdır. Araya herhangi bir menfaat girdiği anda ticari reklam olur.
Hangi ifadeler kullanılmalı?
Burada dikkat gerektiren bir nokta var.
Ticaret Bakanlığı'nın duyurusunda "reklam", "iş birliği", "sponsorlu içerik" veya "tanıtım" gibi ifadelerin kullanılabileceği belirtiliyor.
Öte yandan yönetmelik metnini aktaran kaynaklarda, paylaşımlarda "Reklam" ya da "Tanıtım" ifadelerinden birine yer verilmesinin zorunlu tutulduğu, bu ifadelerle birlikte reklam verenin adının veya "@[reklam veren] tarafından sağlandı" benzeri bir açıklamanın da eklenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bu iki anlatım arasında bir yorum farkı bulunuyor. Bazı hukukçular, yönetmelikte açıkça sayılmayan bir etiketin kullanılması halinde iyi niyetin ya da kastın bulunmamasının idari yaptırımı ortadan kaldırmayacağı uyarısını yapıyor.
En güvenli yaklaşım: Belirsizlik ortadan kalkana kadar "Reklam" veya "Tanıtım" ifadelerinden birini kullanmak ve yanına reklam verenin adını eklemek. Yani sadece "#işbirliği" yazıp geçmek yerine, "Reklam — @markaadı" gibi hem ibareyi hem markayı içeren bir etiket tercih etmek.
Fazladan bilgi vermek risk yaratmaz; eksik bilgi vermek yaratır.
Etiket nereye konur? Asıl kural burada
Etiketin varlığı tek başına yeterli değil. Nasıl ve nerede göründüğü de düzenlemeye tabi.
Yönetmeliğe göre reklam ibaresi şu özellikleri taşımalı:
Arka fondan ayırt edilebilir olmalı. Beyaz zeminde açık gri yazı kabul edilmez.
Kolayca okunabilir olmalı. Mikroskobik punto ya da karmaşık font sorun yaratır.
İlk anda görülebilmeli. Tüketicinin ekranı kaydırmasına gerek kalmadan görünmesi gerekiyor.
Son madde, uygulamadaki en yaygın hatayı hedefliyor: Etiketi açıklama metninin en altına, otuz hashtag arasına gizlemek. "Daha fazlasını gör" tuşuna basmadan görünmeyen bir etiket, düzenleme açısından yok hükmünde.
Platform bazlı uygulama
Ticaret Bakanlığı'nın kılavuzu, farklı içerik türleri için farklı yöntemler öngörüyor.
Hikâyeler ve kısa süreli içerikler: İçeriğin yalnızca kısa süre görülebildiği paylaşımlarda, paylaşım süresince reklam verene ilişkin ad, marka ya da ticaret unvanı bilgilerinden biriyle birlikte "#Reklam", "#Reklam/Tanıtım" veya "@[reklam veren] ile iş birliği" benzeri bir etikete yer verilmesi gerekiyor. Birden fazla kareden oluşan bir hikâye dizisinde etiketin her karede bulunması bekleniyor; ilk kareye koyup diğerlerinde atlamak yeterli değil.
Gönderiler ve videolar: Etiketin açıklama metninin başında, kesme noktasından önce yer alması gerekiyor. Video içeriklerde ayrıca görsel olarak da belirtilmesi güvenli yaklaşım.
Yalnızca sesli paylaşımlar: Podcast gibi sesli içeriklerde, yayının başında içeriğin reklam veya tanıtım içerdiği sözlü olarak belirtilmeli.
Sorumluluk kimde? Herkeste
Yaygın bir yanılgı, sorumluluğun yalnızca içerik üreticisinde olduğu. Oysa düzenleme sorumluluğu paylaştırıyor.
Reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşu sıfatıyla sosyal medya etkileyicilerinin her biri, kurallara uyum konusunda ayrı ayrı sorumlu tutuluyor.
Reklam verenlerin yükümlülükleri ayrıca tanımlanmış durumda: Etkileyicileri bu kurallar hakkında bilgilendirmek, yükümlülüklerin yerine getirilmesi için çaba göstermek ve ihlallere karşı önlem almak.
Yani bir marka, çalıştığı içerik üreticisine "etiket koyma, organik dursun" diyemez. Böyle bir talep geldiğinde sorumluluk markadan kalkmaz, aksine markayı da kapsar.
Yönetmelikte içerik üreticilerini ilgilendiren diğer başlıklar
Aynı düzenleme yalnızca etiketle sınırlı değil. İçerik üretenleri doğrudan ilgilendiren birkaç başlık daha var:
Tüketici yorumları: Yorumların gerçekliğine ilişkin yeni kurallar getirildi.
Yapay zekâ: Yapay zekâ destekli reklamlara yönelik düzenlemeler eklendi.
Çevresel beyanlar: "Doğa dostu", "geri dönüştürülebilir" gibi ifadelerin kullanımı kurallara bağlandı.
İndirimli satış reklamları: İndirim iddialarının nasıl sunulacağına dair yükümlülükler netleştirildi.
Özellikle yapay zekâ başlığı, üretken yapay zekâ araçlarıyla görsel ya da metin üreten içerik üreticileri için önümüzdeki dönemde daha çok konuşulacak gibi görünüyor.
Pratik kontrol listesi
Bir paylaşım yapmadan önce şu soruları geçin:
Bu içerik için herhangi bir menfaat sağladım mı? (Para, ürün, indirim, davet, konaklama)
Cevabım evetse etiket koydum mu?
Etiket ilk bakışta görünüyor mu, yoksa "daha fazlasını gör" arkasında mı kaldı?
Etiket arka plandan ayırt ediliyor mu?
Reklam verenin adı etikette yer alıyor mu?
Hikâye dizisiyse her karede etiket var mı?
Video ya da sesli içerikse başlangıçta belirtildi mi?
Etiket işi bozar mı? Veriler tersini söylüyor
İçerik üreticileri arasındaki en yaygın endişe, reklam etiketinin içeriğin samimiyetini zedeleyeceği ve etkileşimi düşüreceği yönünde.
Ancak tüketici davranışı araştırmaları uzun süredir bunun tersine işaret ediyor. Takipçi kitlesi, bir iş birliğini genellikle zaten fark ediyor. Etiketin olmaması samimiyet yaratmıyor; gizlenmiş bir şey olduğu izlenimi yaratıyor.
Açıkça etiketlenmiş bir iş birliği ise şeffaflık sinyali veriyor. Uzun vadede içerik üreticisinin en değerli varlığı takipçi sayısı değil, o takipçilerin güveni. Bir kez zedelenen güveni geri kazanmak, kaybedilen bir iş birliğinden çok daha pahalıya mal oluyor.
Yeni düzenlemeyi bir yük değil, sektörü standarda kavuşturan bir adım olarak görmekte fayda var. Kuralların net olduğu bir ortamda kimse rakibinin gizli reklamıyla haksız rekabete girmiyor.
Markalar için not
Marka tarafındaysanız, yürürlük tarihi geçtiği için brief şablonlarınızı, onay süreçlerinizi ve sözleşme eklerinizdeki etiket kurallarını gözden geçirmeniz gerekiyor.
Sözleşmeye eklenecek net bir etiket standardı, hem markayı hem içerik üreticisini koruyor. Belirsizlik bırakmak, ihlal riskini iki tarafa birden yayıyor.
Düzenlemenin uygulamasına dair ayrıntılar için Ticaret Bakanlığı'nın yayımladığı kılavuz ve Reklam Kurulu kararları takip edilebilir.



