UGC İçerik Üreticiliği Nedir? Takipçin Olmadan Markalara İçerik Üretmek

Markaya içerik üretmek için binlerce takipçiye ihtiyacın olmayabilir. UGC içerik üreticiliğinde ürettiğin videoyu marka kendi hesabından yayınlar, senin kitlen hiç devreye girmez. Model nasıl işler, nasıl başlanır, fiyat neye göre belirlenir?

Gravis
UGC İçerik Üreticiliği Nedir? Takipçin Olmadan Markalara İçerik Üretmek

İçerik üreterek kazanç elde etmek denince akla ilk gelen şey takipçi sayısı oluyor. Kitlen yoksa marka neden seninle çalışsın?

Ama son birkaç yılda markaların ihtiyacı değişti. Artık pek çok marka, kitlesi olan birini değil, iyi içerik üretebilen birini arıyor. Ürettiğin videoyu senin hesabından değil, kendi hesabından ya da reklamlarında yayınlamak için.

Bu modelin adı UGC içerik üreticiliği. Bu yazıda ne olduğunu, influencer'lıktan nasıl ayrıldığını ve sıfırdan nasıl başlanabileceğini anlatıyoruz.

UGC tam olarak ne demek?

UGC, "kullanıcı tarafından üretilen içerik" anlamına gelen İngilizce ifadenin kısaltması. Başlangıçta insanların kendiliğinden paylaştığı ürün videolarını, yorumlarını ve fotoğraflarını tanımlıyordu.

Bugün ise pazarlama dünyasında daha dar bir anlamı var: markanın parasını ödeyerek ürettirdiği, ama sıradan bir kullanıcının çektiği izlenimi veren içerik.

Fark şurada: Marka sana bir ürün gönderir, sen o ürünü kendi evinde, kendi telefonunla, doğal bir dille anlatan bir video çekersin. Videoyu markaya teslim edersin. Marka bu videoyu kendi Instagram hesabında, reklam kampanyasında ya da ürün sayfasında kullanır.

Senin hesabında hiçbir şey yayınlanmaz. Takipçi sayın hiç konuşulmaz.

Neden markalar bunu istiyor?

Cevap oldukça basit: Profesyonel stüdyo çekimleri artık eskisi kadar iyi çalışmıyor.

Sosyal medyada gezinen bir kullanıcı, cilalı bir reklam filmini saniyeler içinde geçiyor. Ama elinde telefonla konuşan, mutfağında duran, "şunu üç haftadır kullanıyorum" diyen birini izlemeye devam ediyor. Bu içeriğin akış içindeki görüntüsü, reklamdan çok bir arkadaşın gönderisine benziyor.

İkinci sebep hız ve hacim. Bir marka, tek bir reklam filmini aylarca çekip düzenlemek yerine, on farklı kişiden on farklı video alıp hangisinin daha iyi performans gösterdiğini test edebiliyor. Bu, geleneksel prodüksiyondan hem daha hızlı hem daha esnek.

Influencer'lıktan farkı ne?

İki model sık sık karıştırılıyor ama temel mantıkları farklı.

  • Influencer işbirliğinde markanın satın aldığı şey erişimdir. Senin kitlene ulaşmak ister. Bu yüzden takipçi sayın, etkileşim oranın ve kitlenin profili konuşulur.

  • UGC işinde markanın satın aldığı şey içeriğin kendisidir. Bir hizmet üretiyorsun, tıpkı bir fotoğrafçı ya da tasarımcı gibi. Kitlen bu denklemin parçası değil.

Bu ayrımın pratik bir sonucu var: UGC işinde takipçi sayısı bir kriter olmadığı için giriş engeli çok daha düşük. Yüz takipçili bir hesapla da bu işi yapabilirsin.

Ayrıca reklam etiketi konusu da farklı işler. Kendi hesabından bir paylaşım yapmadığın için etiketleme sorumluluğu markanın kendi reklamına ait olur. Ama sözleşmede "içeriği kendi hesabında da paylaşacaksın" maddesi varsa, o paylaşım artık senin sorumluluğundadır ve reklam ibaresi gerekir. Bu ayrımı baştan netleştirmekte fayda var.

Nasıl başlanır?

1. Önce örnek içerik üret

Bu işin klasik çıkmazı şudur: Portföyün olmadan iş alamıyorsun, iş almadan portföy oluşmuyor.

Çözüm, kimse istemeden içerik üretmek. Evinde zaten kullandığın üç dört ürünü seç ve bunlar için birer video çek. Markaya söylemene, izin almana gerek yok; bu içerikler yayınlanmayacak, yalnızca yeteneğini göstermek için kullanılacak.

Üç iyi video, otuz vasat videodan daha işe yarar.

2. Formatları öğren

UGC videolarının birkaç tekrar eden kalıbı var ve markalar genellikle bunları isimleriyle talep eder:

  • Kutu açılışı: Ürünün kargodan çıkarılıp ilk kez görülmesi.

  • Nasıl kullanılır: Ürünün adım adım kullanımı.

  • Öncesi ve sonrası: Özellikle bakım, temizlik ve düzenleme ürünlerinde.

  • Konuşan kafa: Kameraya bakıp ürünü anlattığın, en yaygın format.

  • Sesli anlatım: Yüzün görünmeden, üstten çekim görüntülerin üzerine ses eklediğin format. Kamera karşısına geçmek istemiyorsan buradan başlayabilirsin.

3. Teknik tarafı abartma

Bu işin en yanlış anlaşılan kısmı burası. UGC içeriğin çalışmasının sebebi profesyonel görünmemesi. Pahalı ekipman gerekmiyor.

Gereken şeyler kısa bir liste: iyi çalışan bir telefon kamerası, gündüz penceresinden gelen doğal ışık, sessiz bir oda ve dağınık olmayan bir arka plan. Küçük bir tripod işi kolaylaştırır ama zorunlu değil.

En sık yapılan hata görüntüde değil seste oluyor. Rüzgârlı balkonda ya da yankılı bir odada çekilen video, görüntüsü ne kadar iyi olursa olsun kullanılamaz.

4. Kendini nasıl anlatacağını hazırla

Markaya ulaşırken uzun bir tanıtım yazısına gerek yok. İşe yarayan şey şu üçlü: hangi kategorilerde içerik ürettiğin, örnek videolarına ulaşılabilecek bir bağlantı ve ne kadar sürede teslim ettiğin.

Videoları bulut depolamada tek bir klasörde toplayıp bağlantısını paylaşmak, çoğu durumda yeterli.

Fiyatlandırma nasıl işliyor?

UGC işinde ücret takipçi sayısına göre değil, işin kapsamına göre belirlenir. Fiyatı etkileyen başlıca unsurlar şunlar:

  • Video sayısı ve süresi. Tek video mu, üç farklı versiyon mu?

  • Kullanım hakkı. Marka bu videoyu yalnızca organik paylaşımda mı kullanacak, yoksa ücretli reklamda da yayınlayacak mı? Reklam kullanımı ücreti belirgin biçimde artıran unsurdur.

  • Kullanım süresi. Üç ay mı, süresiz mi?

  • Münhasırlık. Belirli bir süre rakip markalarla çalışmaman isteniyorsa bu da fiyata yansımalıdır.

  • Revizyon sayısı. Sınırsız revizyon kabul etmek, işi öngörülemez hale getirir. Baştan bir sayı belirle.

Piyasada tek bir standart yok; rakamlar markadan markaya ve kategoriden kategoriye ciddi biçimde değişiyor. Bu yüzden ilk işlerde acele edip düşük fiyat vermek yerine, işin kapsamını netleştirip ona göre teklif vermek daha sağlıklı.

Dikkat edilecek noktalar

  • "Ürün karşılığı" işleri baştan değerlendir. Portföyünün başındaysan mantıklı olabilir. Ama portföyün oluştuktan sonra ürün, emeğin karşılığı değildir.

  • Kullanım hakkını yazılı netleştir. "Reklamda kullanmayacağız" denip sonra reklamda kullanılan içerikler, bu alandaki en yaygın anlaşmazlık konusu.

  • Ödeme koşulunu işe başlamadan konuş. Teslimden kaç gün sonra, hangi yöntemle?

  • Kullanmadığın ürün hakkında konuşma. Yalnızca etik bir mesele değil; gerçekten kullanmadığın bir ürünü anlattığın video, izleyende hemen fark edilen bir yapaylık üretir ve marka o videoyu kullanmaz.

  • Peşin ücret isteyen "ajanslara" temkinli yaklaş. Sana iş bulacağını söyleyip önden kayıt ücreti talep eden yapılar, bu alandaki en bilinen tuzak.

Özetle

UGC içerik üreticiliği, sosyal medyada kazanç elde etmenin takipçi sayısına bağlı olmayan tarafı. Sattığın şey erişim değil, üretebilme becerin.

Bu da işe başlama şartlarını değiştiriyor: Bir kitle inşa etmeyi beklemek yerine, üç iyi video çekip yola çıkabilirsin. Gerisi tekrar ve düzeltmeyle geliyor.

Gravis'te anketlere katılarak, günlük görevleri tamamlayarak ve fiş yükleyerek GCoin kazanabilir, biriken GCoin'leri hediye çekine dönüştürebilirsin.

Sen de Gravis'e Katıl

Anketlere katıl, görüşlerini paylaş, GCoin biriktir ve ödüllerini kazan.